Son Yazılarım
Kategorilerim
- Arabesk muzik dinle-genel-
- Ask Hikayeleri
- Atasozleri Sozlugu
- Ataturk_ve_hayati
- avrupa yakasi burhan youtube izle indir
- baris akarsu bedava mp3 indir full album download
- bedava mp3 indir
- biyografi edebiyat turkce kitap ozeti
- burak kut bedava mp3 indir full album download
- canli video izle
- cep telefonlari
- Cep Telefonu Temalari
- cografya_turkiye-ders-
- dini bilgiler islam
- Diyet ve kilo verme yontemleri
- download album full bedava mp3 nil karaibrahimgil
- ferdi tayfur bedava mp3 indir full album download
- Fikralar-eglence-komedi
- Fizik Kimya Biyoloji ders anlatimi
- Gulben Ergen bedava mp3 indir
- gullu arabesk mp3 dinle indir
- gullu-bedava-mp3-indir-yukle-melodi
- gulsen mp3 indir full album bedava
- guzel sozler ask-damar-anlamli-bayram mesajlari
- Hande Yener bedava mp3 indir full album download
- iman-islamiyet-
- kitap_inceleme_ozetleri
- knight online Edana Pathos vs
- Koca Kafalar Komedi video izle
- mahsun kirmizigul bedava mp3 indir full album
- Makaleler ve serbest yazilar
- matematik-ders-
- motorlu araclar-otomobiller
- msn-messenger
- muslum gurses bedava mp3 indir
- Muslum Gurses muzik dinle
- mustafa sandal full album indir bedava mp3
- Namaz ve onemi
- paris hilton video izle
- Peygamberimiz Hz-Muhammed
- resimler_galerisi
- rober hatemo mp3 indir
- Saglik
- sagopa kajmer
- sibel can bedava mp3 indir full album download
- siirler
- SOHBET
- Tarih-ders-
- Turkce ve Edebiyat
- Videolar
- wallpaper duvar kagidi temalar indir
- Yemek Tarifleri corbalar zeytinyagli
Arkadaşlarım
Bağlantılarım
ÜŞenme,erteleme,vazgeÇme....
25/10/2007 · Kategori: Ask Hikayeleri
Genç kız o kadar dalmıştı ki, yanına gelen garsonun sesiyle irkildi:
- Hanımefendi, ne arzu edersiniz?
"Keşke" diyordu kızcağız içinden..."Keşke söyleyebilseydim sevdiğim
insanın gelmesini arzu ediyorum, getirin onu bana" diye...Deli derlerdi
insana böyle bir cevap verirse...
-Bir arkadaşımı bekliyorum, birazdan sipariş versem?
Dedi genç kız titrek bir sesle...
-Peki hanımefendi...
Diyerek uzaklaşmıştı garson...
Kız yine düşünceleriyle baş başa kalmıştı...Neden söylememişti sanki
hayallerini süsleyen, uzun zamandır içinde sevgisini sakladığı adama
"Seni seviyorum" diye?Bunda utanacak ne vardı oysa?"Neden ben bu kadar
utangacım?" diye kızıyordu kendi kendine...
"Ama olsun, şimdi gelsin söyleyeceğim hemen ve ardından boynuna
sarılacağım...Affet beni diyeceğim, şimdiye kadar söylemediğim için
affet..."Diyordu içinden genç kız...Bu buluşmayı ayarlayabilmek için ne
dolaplar çevirmişti...Mahalle bakkalına bile sevdiği adamdan haber olup
olmadığını sormuştu hep...Ama sonunda onunla arkadaş olmayı başarmış,
ancak bırakın "Seni seviyorum" demeyi, daha havadan sudan konuşmaları
bile aşamamıştı onunla...
Olsundu...İşte artık beklediği gün gelmişti...Kız bir daha saatine
baktı, saat 12 idi...Oysa buluşmaları 12'ye 10 kala olacaktı..."Bu
zamana kadar açılamadan bekledim, 10 dakika ya da 10 saat beklemişim
çok mu?" dedi kendi kendine...Bu arada başka bir garson daha gelmiş,
onu güzel düşlerinden uyandırmıştı tok sesiyle:
-Hanımefendi, bir isteğiniz var mıydı?
"Yok, hayır...Birini bekliyorum" diyecek oldu...Ama birden vazgeçti
genç kız...Çünkü yarım saattir oturuyordu ve daha bir çay bile
ısmarlamamıştı...Ayıp olacaktı..."Bir çay içimlik zaman daha
bekleyebilirim" dedi içinden...Oysa o çay bitmese bile ömrünün sonuna
kadar da bekleyebilirdi sevdiği adamı...Gene garsonun tok sesiyle
sıçradı düşlerinden:
-Hanımefendi iyi misiniz? Dalıp gittiniz?
-E.ee..Evet, iyiyim...Teşekkür ederim...Bir fincan çay alabilir miyim acaba?
Dedi kekeleyerek...Çayı masasına gelene kadar gene türlü düşlere
dalmıştı genç kız..."Bir yuvam olsun istiyorum, sevdiğim insanla
ileride bir yuva paylaşmak istiyorum" diye düşünüyordu...Sonra kendi
kendisine bu düşünceleri için güldü..."Yahu daha adam beni tanımıyor,
ben onu tanımıyorum, düşündüğüm şeylere bak" diyerek güldü...Gülüşü
biraz dışarıdan da belli olmuştu yanlışlıkla...Bunu yan masadaki çift
dönüp ona bakınca ve gülümseyince anladı...Utanmıştı gene..."Ne
geliyorsa bu utangaçlığımdan geliyor başıma zaten" diye kızdı
kendine..."O gelince utanmayacağım, seni seviyorum, seni ilk gördüğüm
günden beri sevgim hep artıyor" diyecekti ona...
Garsonun çayı getirdiğini, hatta çayın soğuduğunu bile fark etmemişti
genç kız...Düşünden uyandığında çayından bir yudum aldı ve püskürtmemek
için kendini zor tuttu..."Aptal aşık" dedi ve gene güldü kendine...Genç
kızın farkına varamadığı bir şey daha vardı oysa...Geçen
zaman...Saatine baktığında 12 buçuk olduğunu gördü..."Beş dakika daha
bekleyebilirim, belki trafiğe takılmıştır" diye düşündü...Polyannacılık
oynamak hoşuna giderdi hep...Her şeye iyimser bakardı...
Bu arada kasadaki adam dev ekran televizyonun kanalını değiştirmiş,
haberleri açmıştı...Genç kız haberleri hiç sevmezdi oysa...Her gün
kazalar, kavgalar, cinnetler, tecavüzler, gasplar, zamlar ve hükümetin
başarısızlıklarını görmekten usanmıştı artık...O sırada daldığı düşten
bu sefer haber spikerinin sesiyle uyandı:
"Sayın seyirciler, şu anda aldığımız bir son dakika haberine göre Fatih
Sultan Mehmet köprüsü çıkışında feci bir otobüs kazası yaşandı...Kazada
30 kişi yaralandı, 1 kişi ise öldü...Ölen şahıs, Furkan
ÖZBAYRAK.....Yaralılar ise...."
Genç kız şok olmuştu..."Acaba doğru mu duydum?" Diye peş peşe kendine
sordu...Daha sonra ayakta sallanır bir vaziyette zar zor kasadaki
adamın yanına gitti...
-Afedersiniz, az önce ölen kişiyi Furkan ÖZBAYRAK olarak mı söyledi?
-Evet hanımefendi...
Kasadaki adam bunu der demez genç kızın düşüşüne tanık oldu...Atik
davranarak kafasının yere çarpmasını engellemişti...Genç kız 1-2 dakika
baygın kaldıktan sonra sayıklamaya başladı...
- Beni kaza yerine götürün, sevdiğim adam orada...Daha ona seni seviyorum diyeceğim...
Kasadaki adamın ve cafedeki tüm insanların gözleri dolmuştu...Adam
"Götürsem daha iyi olacak sanırım" diye düşünüp kızı apar topar kaza
mahalline götürdü...Haber verileli daha 5 dakika olmuştu, adamın kızı
oaraya götürmesi de 5 dakika sürdü...Ancak kaza mahalli 10 dakika
içinde toparlanmış, yaralılar tedaviye, ölen adam ise morga
götürülmüştü...
Genç kız yolda kendine geldi ve adama yalvardı...
- Ne olur morga gidelim, kendimi çok suçlu hissediyorum...Affettirmeliyim...
Dedi...Adamla birlikte hastahane kapısından girerken genç kız gene
sendeledi...Ama bu sefer kendini toparlamıştı...Sadece kızıyordu
kendine..."Neden zamanında söylemedim?Neden ben bu kadar utangacım?"
diyordu hep...Asıl sebebi de utangaçlık sayılmazdı..."Ne de olsa bizim
mahallede, bir ara söylerim, şimdilik uzaktan sevmenin zevkini
yaşayayım, hem ya sevmezse beni?" diyordu önceden...Bu yüzden
gecikmişti...
Morga zar zor "ben akrabasıyım" diye girdi genç kız görevlileri ite
kaka...Genç adamın kanlar içindeki bedenini gördüğünde, kaza haberini
aldığı andan daha da dirençliydi...Gidip sarıldı adama, ağlamaya
başladı...
- Ben aptalın biriyim! SENİ SEVİYORUM! Söylemedim bunu sana! Ben
aptalın biriyim!Sen beni bilemeden gittin...Öbür tarafta da beklemezsin
belki beni...
Diyerek hıçkırıklara boğuldu...Bu arada morg görevlilerinden biri elinde bir zarfla içeri girdi...
- Hanımefendi Gül ÇINAR siz misiniz?
"Evet benim" diyemedi genç kız...Çünkü kötü bir şeyler olacağını
seziyordu...Gözyaşlarının suladığı gözlerini görevliye çevirip "evet"
anlamında bir kere kapattı...
- Bu zarfı merhumun üzerinde bulduk...Gül ÇINAR yazıyor üzerinde...Size verecekti sanırım...
Dedi...Genç kız mektubu hemen aldı ve açtı...
"Sana bu satırları yazmadan önce çok düşündüm...Belki bana kızacaksın
ama ben seni ilk gördüğüm andan beri çok sevdim...Sevgin her geçen gün
arttı bende...Ama nasıl olsa bir gün söylerim, kaçmıyor ya, diye
düşünüp hep erteledim sevgimi sana...Uzaktan sevmek güzeldi seni...Bir
de korkuyordum sana söyleyince beni sevmezsin belki diye...Bu yüzden
uzaktan sevmek cazip geldi bana...Ama bugün sana bu mektubu yazdım,
çünkü yanına geleceğim...Çünkü sana olan sevgimi dillendireceğim
bugün...Bu mektubumu okuyup beraber güleceğiz benim utangaçlığıma,
belki de haklı olarak beraber kızacağız umursamazlığıma...Şimdi yanına
geliyorum...Çok mutluyum...Çünkü SENİ SEVİYORUM"
Kız mektubu elinden düşürdü...Ellerinin bile tutacak dermanı
kalmamıştı...Yere yığıldı ve "Ben de seni seviyorum, asıl bana
kızmalısın, asıl ben suçluyum! " diye haykırdı morgun soğuk
sessizliğinde...Hayatına o adamdan başka kimseyi de sokmadı...Çünkü
onun öbür dünyada kendisini beklediğini düşünüyordu hala...
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır