Sensiz, Babalarımızın kıymetini bilelim

25/10/2007 · Kategori: Ask Hikayeleri

Sensiz

Sensiz, Babalarımızın kıymetini bilelim

Ayrılık vaktinin yaklaştığını hissettiğimiz günlerdi..

Benim boğazıma düğümlenmiş cümlelerim senin ise veda için söyleyeceklerin vardı..

İkimiz de susmayı tercih edip belki de o ana kadar hiç olmadığımız kadar yakınlaştık birbirimize..

Ellerine uzandım..

Gitmene izin vermeyeceğim dediğimde o vakur her zamanki gururlu, kendine güvenli belki de kendini beğenmiş tavrınla biraz da alaycı güldün..

Ne yaparsam yapayım bu gidişi erteleyemeyeceğimi ben de biliyordum aslında..

Benimki sadece son bir çırpınıştı..

Zamanımız çok sanıp ne kadar az şey paylaşmıştık seninle..

Aslında yıllar öncesinden koymuştuk sınırı ve kimse de birbirimize karşı ,sınır boyu örülü duvarı yıkmamız için fırsat vermedi bize..

Senin gideceğini öğrendiğimde üniversite sınavından çıkmıştım..

Veda haberini etkilenmeyeyim diye sonraya bırakmışlardı..

Şimdi düşünüyorum da keşke benim yerime karar vermeyip daha önce söyleselerdi..

Söyleselerdi ki ben seninle geçen zamanı daha kıymetli kılabilseydim..

Gideceğini öğrendiğim zaman içimde koca bir boşluk hissettim..

O boşluk o kadar büyük ve derindi ki..

O derinliğe tüm anılarımız ılık ılık aktı..

İçimde bir şeyler eriyip yitiyordu..

Acı olan ,yapabileceğim hiçbir şey olmayışıydı..

İçim çok acıyordu baba..

Sensiz ne yapacaktım ?

Geceyi yatağımda gözümü kırpmadan geçirdim..

Hıçkırık boğazımda düğümlenirken, sensizliğin kurgusunu yapmaya çalışıyordum..

Olmuyordu ,sensiz olamazdı ki..

Bir genç kız nasıl olur da babasız kalıverirdi..

Bu beklenmedik ani ayrılık o kadar saçma ve adaletsizdi ki!

Peki annem ve kardeşim?

Onlar nasıl alışacaklardı senin yokluğuna ?

Annem yeni ameliyat olmuştu, kardeşim daha ilkokuldaydı..

Gece boyunca debelendim durdum yatağımda..

Bu acı ayrılık nasıl kabullenilir ,buna nasıl alışılabilirdi ki?

Ertesi gün seni ziyarete geldim hastaneye..

Senin umudunu kaybetmemen için bir şeyler yapmalıydım..

Öyle ya mucizeler de vardı bu dünyada..

Kendimi de seni de inandırabileceğim küçük bir yalanın kime ne zararı olabilirdi ki?

Hiç görmediğim o rüyayı sana anlattım.

Rüyaya o kadar inanmak istemiş olmalısın ki doktoruna da anlatmışsın..

Rüyamda sen bir çukura düşmüştün de ben sana seslenince kızım çağırıyor ben dönmeliyim deyip çukurdan çıkmıştın..

Hiç görmediğim o rüyayı sana anlattıktan sonra gözlerindeki o umudu görmek dünyaya bedeldi baba..

Sana sımsıkı sarılmak istedim ama sarılamadım..

O kadar zayıflamıştın ki..

Her yanın dikiş , serum ve iğneler yüzünden sızlarken seni incitebileceğimden korkup sarılamamıştım..

Keşke sarılsaydım baba..

Keşke sana sımsıkı sarılıp seni çok seviyorum babacığım deseydim..

Birkaç gün sonra hastaneden eve çıkardık seni..

Kanser çok hızlı ve sinsice yayılmış ve seni ele geçirmişti..

Doktorun deyişine göre yapılabilecek bir şey kalmamıştı dua etmekten başka..

Her geçen gün gözümüzün önünde eriyip gidiyordun ..

Çaresiz kalmak ne demekmiş öğrenmiştim artık..

Sevdiğin acı çekerken elinden bir şey gelmemesinden daha kötü bir şey yokmuş dünyada..

Evde fenalaşınca acile kaldırdık seni..

Vücudun iflas etmişti..

Sürekli kan veriyordu doktorlar..

Bilincinde kapanmıştı..

Ben evden bir şeyler almak için yanından ayrıldığımda kalbin durmuş baba..

Sizi bırakıp gitmek istemiyorum demiştin evet sana kalsa zaten bizsiz bir yere gitmezdin..

Haberini aldığımda, huzur bulduğun için bir yanım rahatladı baba..

Ama sensizliğe alışmak çok zor geldi ..

En büyük sınavdı bu galiba..

Yıllarımızı birlikte geçirmişken aslında ne kadar az şey yaşamışım seninle diye kızdım kendime..

Keşke dedim baba keşke...!

Ve artık sevgilerimi, özlemlerimi, hatalarımı, dostlarımı, vefaları en önemlisi zamanı ertelemiyorum baba..

Daha hoşgörülüyüm dünyaya..

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır