Son Yazılarım
Kategorilerim
- Arabesk muzik dinle-genel-
- Ask Hikayeleri
- Atasozleri Sozlugu
- Ataturk_ve_hayati
- avrupa yakasi burhan youtube izle indir
- baris akarsu bedava mp3 indir full album download
- bedava mp3 indir
- biyografi edebiyat turkce kitap ozeti
- burak kut bedava mp3 indir full album download
- canli video izle
- cep telefonlari
- Cep Telefonu Temalari
- cografya_turkiye-ders-
- dini bilgiler islam
- Diyet ve kilo verme yontemleri
- download album full bedava mp3 nil karaibrahimgil
- ferdi tayfur bedava mp3 indir full album download
- Fikralar-eglence-komedi
- Fizik Kimya Biyoloji ders anlatimi
- Gulben Ergen bedava mp3 indir
- gullu arabesk mp3 dinle indir
- gullu-bedava-mp3-indir-yukle-melodi
- gulsen mp3 indir full album bedava
- guzel sozler ask-damar-anlamli-bayram mesajlari
- Hande Yener bedava mp3 indir full album download
- iman-islamiyet-
- kitap_inceleme_ozetleri
- knight online Edana Pathos vs
- Koca Kafalar Komedi video izle
- mahsun kirmizigul bedava mp3 indir full album
- Makaleler ve serbest yazilar
- matematik-ders-
- motorlu araclar-otomobiller
- msn-messenger
- muslum gurses bedava mp3 indir
- Muslum Gurses muzik dinle
- mustafa sandal full album indir bedava mp3
- Namaz ve onemi
- paris hilton video izle
- Peygamberimiz Hz-Muhammed
- resimler_galerisi
- rober hatemo mp3 indir
- Saglik
- sagopa kajmer
- sibel can bedava mp3 indir full album download
- siirler
- SOHBET
- Tarih-ders-
- Turkce ve Edebiyat
- Videolar
- wallpaper duvar kagidi temalar indir
- Yemek Tarifleri corbalar zeytinyagli
Arkadaşlarım
Bağlantılarım
EVET DEDİRTME SANATI
27/10/2007 · Kategori: kitap_inceleme_ozetleri
EVET DEDİRTME SANATI
Yazar : Roger FISHER- William URY
Yayınevi : İlgi Yayıncılık
Baskı : İstanbul / 1989 / 169 shf.
------------------------------------------------------------
ÖNSÖZ
Hoşunuza gitsin veya gitmesin sizde bir tartışmacısınız. Tartışma hayatın bir gerçeğidir.
Tartışma, başkalarından istediklerinizi elde etmenin temel yoludur.
Hergün çeşitli konularda tartışılmasına karşın, bunda başarılı olmak o
kadar kolay değildir.
İnsanlar tartışırken iki yol kullanırlar; yumuşak ve sert davranmak.
Yumuşak davranan taraf, kişisel zıtlaşmayı gidermek ister ve bu nedenle
anlaşmaya varmak için hemen ödün verir. Dostça bir karar verilmesine
çalışır; ne varki sonunda sömürülür, acı çeker. Sert davranan ise
tartışma ortamını bir irade yarışması olarak görür. Mutlaka kazanmak
istediği için sonunda sert bir karşılık bulur.
Tartışmanın üçüncü bir yolu da ne yumuşak ne sert fakat hem yumuşak hem
de sert tartışmadır. Harvard Tartışma Projesi diye anılan çalışma
içinde geliştirilen yöntem, pazarlıkların ilkeler üzerinde yapılmasını
öngörmektedir.
Elinizdeki kitap, işte bu ilke tartışması yöntemi hakkındadır.
1.BÖLÜM: DURUM ÜZERİNDE ÇEKİŞMEYİN
Herhangi bir tartışma yöntemi, üç kritere göre değerlendirilebilir:
Anlaşma olabilecekse bu akılcı bir anlaşma olmalıdır. Kullanılan yöntem
verimli olmalıdır. Taraflar arasındaki ilişkileri iyiye götürmese bile
hiç değilse zedelememelidir.
Durum üzerinde çekişmek akılcı olmayan anlaşmalar üretir.
Tartışmacılar, durumları üzerinde çekişirken kendilerini bu durumlara
bağlama eğilimi gösterirler. Durumunuzu ne kadar ortaya koyar ve
saldırılara karşı ne kadar savunursanız o oranda kendinizi ona bağlamış
olursunuz. Durumunuzu değiştiremeyeceğinizi karşı tarafa anlatmaya
çalıştıkça da bunun gerçekleşmesi o kadar zorlaşır. Benliğiniz, içinde
bulunduğu durumla özdeşleşir. Böylece gerçekleşebilecek bir anlaşmanın
ve tarafların temel çıkarlarını akılcı bir şekilde bağdaştırabilmesi
olasılığını azaltmış olursunuz.
Durumlar üzerinde çekişmek verimsizdir.
Durum üzerinde tartışmak, uzlaşmanın gecikmesine veya sonuçsuz
kalmasına sebebiyet verebilir. Ayrıca mevcut ilişkileri de tehlikeye
sokar. Tartışan herkes yapacağı ve yapmayacağı konularda ısrar eder.
Ortak bir çözüm bulma telaşı bir savaş halini alır. Hiddet ve
küskünlüğün sonunda genellikle bir tarafın haklı görüşleri dikkate
alınmadan, diğer tarafın kesin isteklerine boyun eğdiği görülür.
Taraflar ikiden fazlaysa durum çekişmesi daha da zorlaşır.
Bir toplantıda ne kadar çok insan bulunursa, durum tartışmasına gömülme
eğilimi o kadar artar. Birleşmiş milletler toplantısında olduğu gibi,
şöyle bir 150 ülke tartışmada yer almışsa, durum üzerinde pazarlığın
sonuç vermesi hemen hemen olanaksızdır.
Nazik olmak çözüm yolu değildir.
Sert tartışmayı tasvip etmeyenler daha nazik bir tartışma yolu
izleyerek olabilecek zararları önlemeyi umarlar. Karşı tarafı dost gibi
görüp bir anlaşmaya varma gereğini duyarlar. Önerilerde bulunmak ve
ödün vermek, karşı tarafa güvenmek, dostça davranmak ve yüzleşmeyi
önlemek için gerektiğinde geri çekilmek, yumuşak bir tartışma oyununun
standart hamleleridir. Bu tartışma sizi sert oyun oymayan birine karşı
tehlikeli duruma düşürür. Belki her şeyinizi kaybedersiniz.
Sert ve yumuşak tartışmalar arasında bir seçim yapmak hoşunuza
gitmiyorsa sadece amaca yönelik bir tartışma yapabilirsiniz. Bu tip
tartışma bilinçli bir kararla ortaya çıkmadığından, genellikle gözden
kaçar.
Yumuşak durum tartışması mı yoksa sert olanı mı kullanmalı, sorusuna
verilecek yanıt,"Hiçbiri"dir. Dostça ve uygun yoldan, akılcı sonuçlar
ortaya koymak için planlanmış yeni bir tartışma yöntemi ilke anlaşması
ya da değerler üzerinde pazarlıktır. Bu yöntem dört temel noktaya
ayrılabilir.
Bu dört nokta, hemen her koşulda kullanılabilecek dürüst bir tartışma yöntemini özetlemektedir.
İnsanlar: İnsanları problemden uzak tutun.
Çıkarlar: Fikirlerinizi durumlar üzerinde değil, çıkarlar üzerinde toplayın
Seçimler: Bir karara varmadan önce ortak çıkarlar için seçenekler üretin.
Kriterler: Sonucun objektif kriterlere dayandırılmasında ısrar edin.
Birinci nokta, insanların bilgisayar olmadıkları gerçeğini anlatır.
Bizler heyecanlı yaratıklarız. Heyecanlar, problemin objektif değerleri
ile tipik bir karmaşıklığa uğrarlar. O halde insanları problemden ayrı
tutun.
İkinci nokta, durumlar üzerinde tartışmak, gerçekte ne istediğinizi
gölgeler. Durumlar arasında fedakarlığın bir anlaşma temin etmesi
olasılığı yoktur.
O halde, fikrinizi durumlar üzerinde değil çıkarlar üzerinde toplayın.
Üçüncü nokta, baskı altındayken sorunun çözümlenmesindeki güçlüğü
yansıtmaktadır. Bir muhalefet karşısındayken karar vermeye çalışmak
görüşünüzü daraltabilir. O halde, bir karara varmadan önce, ortak
çıkarlar için seçenekler üretin.
Dördüncü nokta, piyasa değerleri, uzmanların taktirleri, yasaların
gerekleri, sonucu belirleyici objektif kriterlerdir. Taraflar bu
kriterler üzerinde anlaşırlarsa makul bir çözümde birleşirler. O halde,
sonucun objektif kriterlere dayandırılmasında ısrar edin.
Tartışmayı planlamaya başladığınız andan bir anlaşmaya varıldığı veya
işi koparmaya karar verdiğiniz ana kadar geçen zaman üç devreye
ayrılabilir: Analiz, planlama, tartışma.
Analiz devresinde sadece durumu teşhise çalışırsınız; bilgi toplarsınız, organize edersiniz ve düşünürsünüz.
Planlama devresinde aynı dört öğeyle ikinci kez ilgilenecek yeni fikirler geliştirir, ne yapacağınıza karar verirsiniz.
Tartışma devresinde yine aynı yöntem kullanılarak objektif standartlara dayalı bir anlaşma yolunu araştırırsınız.
2.BÖLÜM: İNSANLARI PROBLEMDEN AYRI TUTUN
Tartışmanın en basit şeklinden, en karmaşık uluslararası boyutlarına
kadar kolayca unutulan temel gerçeği sizin, karşı tarafın
temsilcileriyle değil insanlarla tartışmakta olmanızdır. Tartışmanın bu
insancıl tarafı ya sonuca yardımcı olur ya da talihsizlik getirir.
İnsanlar kızarlar, üzülürler, korkarlar, düşmanca hisler edinirler,
kırılır ve gücenirler. Kolayca tehdit edilebilir benlikleri vardır.
Dünyayı kendi açılarından görürler ve zaman zaman kendi görüşlerini
gerçeklere karıştırırlar. Bir tartışmanın hazırlık devresinden
sürdürülmesine kadar, her an, kendinize şu soruyu sormalısınız: "İnsan
problemine yeteri kadar dikkat ediyor muyum ?".
Her tartışmacının iki ilgisi vardır:madde üzerine ve çıkarlar üzerine.
Örneğin bir satıcı, bir yandan satışından kar etmeyi düşünürken diğer yandan da devamlı bir müşteri kazanmak ister.
İlişki, problemle bozulma eğilimi gösterir. Tartışmanın en kritik yanı,
taraflar arasındaki ilişkinin madde üzerindeki tartışmalarla
bozulabilmesidir. Bir madde üzerinde insanların öfkeli davranması veya
benliklerini işin içine karıştırmaları sonucu etkiler.
Durum üzerine pazarlık, madde ile ilişkinin çatışmasına yol açar ve bir
tartışmacının hem madde hem de iyi ilişkiler bakımından birini diğeri
ile değiştirmek suretiyle etkiler.
Tartışma esnasında karşınızdaki insanların problemini işlemek ve iyi
bir iş ilişkisini korumak amaçları çelişkiye düşürmez. Bu problemleri
bazı ayrıcalıklara dayanarak çözmeye çalışmayın.
Duygusal problemlerle uğraşırken duygusal teknikler kullanın. Heyecan
yükseldiği anlarda, ilgili herkesin sükunet bulması için çareler
düşünün, iletişimi geliştirmeye çalışın. Problemi çözmek için üç temel
alanın koşullarına göre düşünmeniz yararlı olur. Sezgi, heyecan ve
iletişim. İnsan problemleri bu üç sepetten birine düşer. Bu sizin için
de geçerlidir.
Sezgi
Karşı tarafın düşündüklerini anlamak, sizin probleminizi hemen çözmeye
yetmez. Problem onların düşündükleridir. Fikir ayrılıklarının el
alınışında doğruluk, tezlerin sadece biri olabilir; belki iyi bir tez
belki değil. Farklılık vardır, çünkü farklılık onların
düşündüklerindedir. Korkular, yanlış olsa bile, gerçek korkulardır ve
ele alınması gerekir. Umutlar, gerçekçi olmasalar bile, bir savaşa yol
açabilirler. Olaylar, yerleşmiş olsalar bile, problemin çözülmesi için
etkili olmayabilirler. Objektif geçeği araştırmak yararlı olduğu kadar,
sonunda her iki tarafın görüşüne göre tartışılacak gerçek problemi
oluşturur ve bir çözüm sağlar.
Kendinizi onların yerine koyun. Çok zor olsa bile, durumu karşı tarafın
gördüğü açıdan görebilmek, sahip olunabilecek en önemli beceridir. Bunu
yaparken tarafsız kalmaya özen göstermeniz gerekir. Karşınızdakilerin
görüşlerini anlamak onlarla aynı fikirde olmak anlamına gelmez. Çelişki
alanını daraltmanıza, aynı zamanda kendi çıkarlarınızı geliştirmenize
yardım eder.
Korkularınızla onların amaçlarını kolaylaştırmayın. İnsanlar bazı
şeylerden korkmakla, karşı tarafın yapmak istediğini peşinen kabul
eder.
Kendi probleminiz için onları suçlamayın. Problem hakkında konuşurken, kusurları, konuşmakta olduğunuz kişiden uzak tutun.
Görüşlerinizi karşılaştırın. Farklı görüşleri işlemenin bir yolu, onları açığa çıkarmak ve karşı tarafla tartışmaktır.
Diğerlerinin düşüncelerine aykırı davranabilmek için fırsat kollayın.
İşleme katıldıklarından eminseniz, sonuçtan karşı tarafa bir pay verin.
Bir anlaşmanın kararları lehte görünse bile, karşı taraf, taslak
hazırlanmasına katılmadığı için, kuşku duyarak anlaşmayı reddedebilir.
Önerilerinizi değerlerine uygun olarak yapın. Davadaki taraflardan
birine "sen kazandın " diğerine "sen kaybettin " demek yerine, kararın
ilkelere, yasalara, geleneklere uygunluğunu anlatmak gerekir.
Heyecan
Sert bir tartışmada, bir tarafın heyecanı diğer tarafa da geçer. Korku,
öfkeyi doğurur; öfke de korkuyu. Heyecan bir tartışmayı çok çabuk
çıkmaza sokar veya büsbütün koparır.
Önce kendinizin ve karşınızdakilerin heyecanını tanıyın ve anlayın.
Neler hissettiğinizi not edin. Sonra kendinizi nasıl hissetmek
istediğinizi yazın: Emin, rahat. Aynı şeyi karşınızdakiler için de
yapın. Neyin heyecan yaptığını kendinize sorun.
Heyecanları gizlemeyin ve onları haklı görün. Açıklanmış heyecanın
verdiği ağırlıktan kurtulan insanlar, probleme daha istekle
sarılacaktır.
Karşı tarafın rahatlamasına fırsat verin. Dertlerini başkalarına
anlatanlar duygusal bir rahatlık duyarlar. böylece patlayıcı maddeyi
kontrol altına almış ve konuşmacıya söyleyeceği her şeyi söylemesi için
cesaret vermiş olursunuz.
Heyecanlı patlamalara tepki göstermeyin.
Sembolik hareketler kullanın. Mesela, özür dilemek yapabileceğiniz en değerli ve en ödüllendirici yatırımdır.
İletişim
İletişim olmadan tartışma olmaz. Tartışma, bir karara ulaşmak için yapılan bir iletişim şeklidir.
İletişimde üç büyük problem vardır. Önce, tartışmacılar birbiriyle
konuşmuyor olabilirler. Gruplar arasındaki etkili iletişim, herkesin
diğerinin gönlünü almaya çalışmasıyla mümkün olur.
Siz, doğrudan doğruya ve açıkça kendileriyle konuşurken, onlar sizi
duymayabilirler. Aynı şekilde siz, karşı tarafın söylediklerini
duymuyorsanız, iletişim kurulmuş sayılamaz.
İletişimin üçüncü problemi anlaşmazlıktır. Birinin söylediklerini diğeri ters yorumlayabilir.
İletişimin bu üç problemi için ne yapılabilir ?
Dikkatle dinleyin ve söylenenleri kabul edin. Dinlemek, karşı tarafın
düşüncelerini anlamanızı, heyecanlarını hissetmenizi ve onların
söylemeye çalıştıklarını duymanızı sağlar. Dikkatle dinler ve zaman
zaman konuşmacının sözünü kesip,"Söylediklerinizi doğru anladım mı,
yani….."şeklinde konuşursanız karşı taraf, zaman öldürmediğini, laf
olsun diye konuşmadığını anlayacaktır. Bu şekilde onların tezini
kendilerinden daha iyi açabilir ve çürütülecek noktaları
bulabilirseniz, yapıcı bir diyalog başlatma şansınız artar ve
kendilerini anlamadığınızı sanmaları olasılığını ortadan kaldırmış
olursunuz.
Anlaşılacak şekilde konuşun. Karşı tarafla konuşun. Üçüncü kişilerin
hükmedici ve kışkırtıcı etkilerini azaltmak için, karşı tarafla özel ve
gizli iletişim kurmak yararlı olur. Önemli kararlar odada iki kişiden
fazlası bulunmadığı zamanlarda alınır.
Karşı taraf hakkında değil kendi hakkınızda konuşun. "Sözünüzü tutmadınız !" yarine "Kendimi kandırılmış hissediyorum" gibi.
Bir amaçla konuşun. Bazen problem çok fazla iletişimdir. Bir açıklamada
bulunmadan önce, ne konuşmak ve neyi öğrenmek istediğinizi, ayrıca bu
bilgilerin neye hizmet edeceğini bilin.
Olmadan önlemek en iyisidir.
İnsan problemi, problem doğmadan önce ele alınmalıdır.
Karşı tarafla işe yarayacak ilişki kurun. Karşı tarafı şahsen tanımak size gerçekten yardımcı olur.
İnsanları değil problemleri göğüsleyin.
Tarafların kendilerini düşünmeleri için daha etkin bir yol,
birbirlerini, avantajlı olabilecek uygun anlaşma yollarını, yan yana ve
ısrarla araştıran ortaklar gibi düşünmeleridir. Rakiplerinizle masanın
aynı tarafına oturmanız faydalı olur.
3. BÖLÜM: DURUMLAR ÜZERİNDE DEĞİL
ÇIKARLAR ÜZERİNDE DURUN
Bir kütüphanede tartışan iki kişiyi düşünün. Biri pencerenin kapanmasını diğeri açık
kalmasını istiyor. Pencerenin ne kadar açık kalacağı üzerinde
çekişiyorlar. Biraz aralık mı ? Yarıya kadar mı, yoksa daha az mı açık
? Hiç bir çözüm ikisini birden tatmin etmiyor.
Kütüphaneci odaya giriyor. Birine pencereyi neden açmak istediğini
soruyor "Temiz hava almak için" cevabını alıyor. Ötekine niçin kapatmak
istediğini sorunca "Esintiye engel olmak için "cevabını alıyor. Biraz
düşündükten sonra, kütüphaneci gidip yandaki odanın penceresini açarak
esintisiz temiz hava girmesini sağlıyor.
Akılcı bir çözüm için durumları değil çıkarları bağdaştırın.
Bu hikaye pek çok tartışma için tipik bir örnektir. Durumlar ile çıkarlar arasındaki bu fark, can alıcı noktayı oluşturmaktadır.
Çıkarlar problemi tanımlar. Durumlar çelişiyor gibi görünse de bunlar
arasında ödün istemek yerine ardındaki çıkarların bağdaştırılması daha
çok işe yarar.
Zıt durumların arkasında paylaşılabilen ve uyulabilen çıkarlar bulunduğu gibi çelişenler de bulunur.
Çıkarları nasıl teşhis edersiniz ?
Karşı tarafın çıkarlarını saptamak en azından kendilerinizinkileri anlamak kadar önemlidir.
"Niye ?" diye sorun. Bir temel yöntem, kendinizi onların yerine
koymaktır. Onların takındığı her tavrı inceleyin ve kendi kendinize
"Niye ?"diye sorun.
Çıkarların meydana çıkarılmasının bir diğer yolu da "Neden olmasın ?"
diye sormaktır. Her grubun birden fazla çıkarı bulunacağını anlayın.
Tartışmacının çıkarlarını anlamak, dikkate alınması gereken çeşitli ve
farklı çıkarları anlamak demektir.
En güçlü çıkarlar temel beşeri ihtiyaçlardır. Temel beşeri ihtiyaçlar şunları kapsar:
Güvence
Ekonomik varlık
Ait olma duygusu
Saygı
Kendi yaşamını kontrol
Bir liste yapın. Her iki tarafın çıkarlarını düzenleyebilmek için, bunları aklınıza geldikçe bir kağıda yazmak yararlı olur.
Çıkarlar hakkında konuşmak
Tartışmaktan amaç çıkarlarınızı korumaktır. Karşınızdakilerin sizin
çıkarlarınızı dikkate almasını istiyorsanız, çıkarlarınızın neler
olduğunu onlara anlatın.
Çıkarlarınızı canlı tutun. Şiddetli bir ülserle doktora gittiğinizde,
durumunuzu hafif bir mide ağrısı gibi anlatırsanız sonuçtan çok umutlu
olmamalısınız.
Onların çıkarlarını problemin bir parçası olarak görün. Böylece ortak çıkarlar daha çabuk gerçekleşir.
Dikkatle dinlenmek istiyorsanız problemi cevaptan önce okuyun.
Geriye değil ileriye bakın. Nereden geldiğiniz hakkında konuşmak
yerine, hangi noktaya varmak istediğiniz hakkında konuşursanız
çıkarlarınızı daha iyi kollamış olursunuz.
Kararlı fakat esnek olun. Bir tartışmada hem nereye gittiğinizi bilmeli, hem de yeni fikirlere açık olmalısınız.
Problemler üzerinde sert insanlar üzerinde yumuşak olun. Tartışmalarda
daima işe yarayan şu kuralı unutmayın: İnsanlara destek olurken, öte
yandan tüm gücünüzle problemi vurgulayın. Destek olmakla saldırının bu
şekilde birleşmesi bağdaşmaz gibi görünür, ama psikolojik bakımdan
böyledir. Bağdaşmazlık onun işlemesine yardım eder. Psikolojinin bu
kuralı, insanların bağdaşmazlıktan hoşlanmadıklarını ve onu gidermek
istediklerini savunur.
Onların çıkarlarını dikkate almaz ve önerilerine açık olmazsanız, diğer
tarafın sizi dinlemesini ve önerdiğiniz seçimler üzerinde tartışmasını
bekleyemezsiniz. Başarılı bir tartışma kararlı ve açık sözlü olmayı
gerektirir.
4.BÖLÜM: ORTAK KAZANÇ İÇİN ORTAK SEÇENEKLER ÜRETİN
Çoğu kez anlaşmacılar bir anlaşmaya varabilecekken onu kaybederler,
yahut vardıkları anlaşma iki taraf içinde daha iyi olabilecekken bu
gerçekleşmez. Pek çok anlaşma, bir taraf portakalın içini diğer taraf
kabuğunu alacağı yerde, iki tarafın yarımşar portakal almasıyla
sonuçlanır.
TEŞHİS
Birçok tartışmada seçeneklerin kullanılmasına dört büyük engel vardır:
(1) Erken yargı, (2) tek çözümün peşinde koşmak, (3)belirli bir ödülü
kabullenmek, (4) " bu problemi çözmek onların problemi " diye düşünmek.
Bu zorlukları yenmek için onları anlamak gerekir.
Problemler karşısında bir şey söylemeden önce iki kez düşünmek gerekir.
Tek çözümün peşinde koşmak yeni düşüncelerin ortaya çıkmasını engeller.
Dar görüşlü bencillik, tartışmacıyı tarafsız olmayan durumlara,
tarafsız olmayan yargılara ve tek yanlı çözümlere yöneltir.
TAVSİYELER
Üretken seçenekler bulmak için: (1) Seçenek üretme işini onların
yargılarından ayırın, (2) tek çözümün peşinde koşmak yerine masa
üzerindeki seçenekleri çoğaltın, (3) ortak çıkarlar araştırın, ve (4)
onların karar vermesini kolaylaştıracak yollar bulun.
Seçenek üretmek için beyin fırtınası * oturumu yapılmalıdır. Bunu yaparken aşağıdaki noktaları göz önünde tutmanız yararlı olur:
Görüşmeden önce:
1.Amacınızı iyi belirleyin.
2.Birkaç atılımcı seçin.
3.Çevreyi değiştirin.
4.Resmiyetten uzak bir ortam oluşturun.
5.Toplantıya bir başkan seçin.
Görüşme sırasında:
1.Katılanları problemin karşısında yan yana oturtun. Fiziksel davranışların psikolojik etkileri güçlüdür.
2.Eleştiri yasağı da dahil olmak üzere, bu toplantının temel
kurallarını açıklayın. Ne şekilde olursa olsun, olumsuz eleştirileri
"kural dışı " ilan edin.
3.Probleme her açıdan inandırıcı yaklaşan fikirlerin listesini yapın.
4.Fikirleri tam haliyle yazın.
Görüşmeden sonra:
1.En umut verici fikirleri bir yıldızla işaretleyin.
2.Bu fikirleri geliştirme yolları bulun.
3.Fikirleri değerlendirmek ve bir karar vermek için bir zaman belirleyin.
Beyin fırtınasını zor olsa da karşı tarafla yapmakta fayda vardır.
Seçeneklerinizi genişletin
Katılanların en iyi niyetlileri bile, görüşmelerde kendilerinin en iyi
tek çözümü aradıkları kanısına göre hareket ederler. Bu da düşünceye
sınırlama getirir. Fikirler özgür kalınca, daha sağlıklı düşünme ve
yapıcı sonuçlar ortaya çıkarma ihtiyacı duyarsınız.
Özelden genele giderek seçenekleri çoğaltın. Seçenek bulma işi dört tip
düşünceyi kapsar: Biri belli bir problemi düşünmektir, ikinci tip
açıklamalı analizdir, üçüncü tip ne yapılması gerektiğini düşünmektir,
dördüncü tip de eylem için belirli ve uygun öneriler getirmektir.
Seçenek oluşturmada dört temel adım vardır:
1.Adım: Problemi tanımak
2.Adım: Analiz etmek ( Teşhis, belirtiler, eksikler, engeller)
3.Adım: Yaklaşım ( Strateji, çareler, fikirler)
4.Adım:Hareket (yapılması gerekenler)
Çok sayıda seçenek üretmenin bir yolu da olaya çeşitli uzmanların gözleriyle bakmaktır.
Düşündüğünüz anlaşma modeli gerçekleşmediği takdirde değişik ağırlıklı
anlaşma modelleri oluşturun veya öne sürülmüş bir anlaşmanın kapsamını
değiştirin.
Ortak kazancı araştırın
Ortak çıkarları tanımlayın. Kuramsal olarak, ortak çıkarların anlaşmaya
varılmasını kolaylaştırdığı açıktır. Farklı çıkarlar hususunda da
portakal örneğini hatırlayın.
Çıkarları birleştirmenin bir yolu karşınızdakine tercihlerini
sormaktır. Çıkarlardaki öncelikte, inançta, tahminde ve riske karşı
tutumlardaki farklılıklar, çıkarların birleşmesine olanak verir. Bir
tartışmacının parolası "Yaşasın farklılık "olmalıdır.
Karşınızdakilerin karar vermesini kolaylaştırın
Sizin için bir tartışmada başarı, karşı tarafın sizin hoşunuza gidecek bir karar almasıdır.
Kimi etkilemek istiyorsanız kendinizi onun yerine koyun. Uygun kararın
seçilmesinde bol seçenekle kolaylaştırmanın yollarını arayın.
5.BÖLÜM: OBJEKTİF KRİTERLER KULLANILMASINDA ISRAR EDİN
Farklılıkları arzuya göre uzlaştırmanın ciddi bedeli vardır. Eğer kendi
talebinizi karşı tarafa rakip olarak sürerseniz bir uzlaşmaya
varamazsınız. Ya siz geri çekilirsiniz ya da onlar. Çıkarlardaki
farklılıkları arzuya göre uzlaştırmaya çalışmanın bedeli bu kadar
yüksekse, çözümü arzulardan tamamen uzak yerlerde aramak gerekir - yani
objektif kriterlerde…
Objektif kriter kullanma korkusu
Bir tartışmada dikkatinizi tarafların hamlelerine değil problemin
değerleri üzerinde toplayın. Akılcı fikirlere açık, tehditlere kapalı
olun.
İlkeler üzerinde tartışmak akılcı anlaşmalar sağlar. Birden fazla
gurubun bulunduğu tartışmalarda, objektif kriterler, ortak bir paydada
anlaşmayı sağlar ve bu şekilde zaman israfı önlenmiş olur.
Objektif kriterlerin geliştirilmesi
İlkeler üzerindeki bir tartışmanın sürdürülmesinde iki soru akla gelir:
Objektif kriterler nasıl geliştirilir ve tartışma sonunda nasıl
kullanılır.
Hangi tartışma yöntemi kullanırsanız kullanın, önceden hazırlanmakla
iyi edersiniz. Önceden seçenekli standartlar geliştirin ve onları kendi
davanızda nasıl kullanacağınızı tasarlayın.
Adil standartlar kullanın. Bir sınır tartışmasında bir nehrin sınır
kabul edilmesi, nehir kenarından 10 metre uzaktaki hayali bir çizgiyi
kabul etmekten daha sağlıklıdır.
Adil işlemler kullanın. Bir problem için adil standartlar ya da
karmaşık çıkarları çözümlemek için adil işlemler kullana bilirsiniz.
Bir pastayı iki çocuk arasında paylaştırmak için eskiden beri uygulanan
usulü bir düşünün: Biri pastayı keser, öteki alacağı parçayı seçer.
İkisi de bölüşmenin adil olmadığından bahsedemez. "Biri keser diğeri
seçer "işlemini beğenmeyen guruplar için "hakemlik " en son çaredir
fakat bunun da sakıncaları vardır.
Objektif kriterlerle tartışma
Objektif kriterlerle tartışmada hatırlanacak üç temel nokta vardır:
1.Her konuyu, objektif kriterler için yapılan birer ortak araştırma olarak niteleyin
2.Hangi standartların uygun olacağı ve nasıl uygulanacağı konusunda tartışmalara açık olun.
3.Baskı karşısında eğilmeyin, sadece ilkeler karşısında evet.
Sözün kısası, dikkatinizi objektif kriterler üzerinde toplayın ama esnek olun.
6. BÖLÜM: ONLAR DAHA GÜÇLÜYSELER NE OLUR ?
(Anlaşma için en iyi seçeneği geliştirin)
Karşı taraf daha güçlü bir pazarlık durumuna sahipse çıkarlardan,
seçeneklerden ve standartlardan konuşmanın ne yararı olabilir ? Karşı
taraf daha zenginse, daha iyi tanıdıkları varsa, yahut daha geniş bir
uzman kadrosu ya da güçlü silahları varsa ne yaparsınız ?
Yapabileceğiniz iki şey vardır. Birincisi, sizi, reddetmeniz gereken
bir anlaşmayı kabul etmekten korumak; ikincisi, çıkarlarınızı tatmin
edecek bir sözleşme için bütün varlığınızı kullanmanıza yardım etmek.
Kendinizi korumak
Tartışmacılar kendilerini korumak için genellikle kabul edilebilecek en
kötü sonucu, yani bir taban çizgisini belirlemeye çalışırlar. Bir şey
alıyorsanız taban çizginiz ödeyebileceğiniz en yüksek fiyattır. Eğer
bir şey satıyorsanız taban çizginiz kabul edeceğiniz en düşük fiyattır.
Fakat taban çizgisi, hayal gücünü engeller. Kötü bir anlaşma yapmaktan
sizi korurken, öte yandan kabul edilmesi akıllılık olabilecek bir
anlaşmadan alıkoyar.
Bunun gibi durumlarda kalmamak için çare en iyi seçeneği bilmektir. En
iyi seçeneği bilmemenin hasıl ettiği güvensizlik tartışmayı sonuca
götürmez. Anlaşmaya varamadığınız takdirde ne yapacağınızı dikkatle
düşünmemişseniz, gözleriniz kapalı tartışıyorsunuz demektir.
Tüm varlığınızı kullanmanıza yardım etmek
İki tarafın nisbi tartışma güçleri, esas olarak uzlaşmama seçeneğinin
onlara ne kadar çekici geldiğine bağlıdır. İstasyonda sevdiği bir
vazoyu, fakir bir satıcıdan almaya çalışan bir zengin misali; satıcı
vazonun satılacağından emin çünkü başka turiste satabilir fakat zengin
vazoyu kaçıracağından endişeli çünkü başka nereden alabileceğini
bilmiyor.
Anlaşma sağlanamazsa ne yapacağınızı araştırmanız büyük ölçüde sizi
güçlendirir. Cezip seçenekler siz bir köşede beklerken gelmez. Sizin
onu araştırmanız gerekir. En iyi tartışma seçeneğinin ortaya
çıkarılması üç farklı işlemi gerektirir: (1) Bir anlaşmaya varılmaması
halinde, yapabileceklerinizin bir listesini hazırlayın, (2) Ümit veren
fikirleri ayırın, (3) En iyileri gibi görünen seçeneği deneme anlamında
seçin.
Bir tartışmada karşı tarafın en iyi seçeneğini de düşünmelisiniz.
Diğer taraf güçlü ise…
İyi bir seçeneğe sahip olup, en iyi çözümü bulmak için, bilgi, para,
insan gücü, ilişkiler ve zeka gibi neyiniz varsa kullanın. Bir
tartışmadan ne kadar rahat ayrılırsanız sonucu etkileme gücünüz o kadar
çok ulur.
7. BÖLÜM: KARŞI TARAF OYUNA KATIMAZSA NE OLUR ?
( Tartışma tekvandosunu kullanın)
Siz iki tarafın da kazancını azamiye yükseltecek bir anlaşma
geliştirmek için çare ararken, onlar yalnız kendi kazançlarını azamiye
yükseltmek için sizin önerilerinize saldırabilirler. Siz değerler
üzerinde probleme saldırırken, onlar size saldırabilirler. Bu durumda
üç yaklaşım vardır. Birincisi sizin yapabileceklerinizdir. Siz
düşüncelerinizi durum yerine değerler üzerinde toplayabilirsiniz.
Şimdiye kadar bu konu üzerinde durduk. Eğer bu işe yaramazsa onların
dikkatini değerlere çevirerek durum pazarlığına karşı koyarsınız. Biz
buna tartışma tekvandosu diyoruz. Üçüncü yaklaşım, daha önce çıkarlar,
seçenekler ve kriterler üzerinde tartışmak için eğitilmiş bir üçüncü
gurubu işin içine katın. Böyle bir girişimde bu gurubun kullanacağı en
etkin araç "tek taslak üzerinde tartışma işlemidir."
Tartışma tekvandosu
Karşı gurup size baskı yaparsa siz de onlara baskı yapmaya çalışırsanız
tartışmayı durum pazarlığına çevirmiş olursunuz. Karşı taraf size
saldırıyorsa karşı koymayın. Onlar durumları ileri sürerken siz
reddetmeyin. Sizin fikirlerinize saldırıya geçerlerse savunmaya
kalkmayın. Size saldırırlarsa da karşı saldırıya geçmeyin. Tepki
göstermekten vazgeçin. Karşı saldırıda bulunmak yerine onların
saldırısına yön değiştirip problem üzerine yöneltmeye bakın, onları
ortak çıkarları araştırmaya ortak kazançlar için seçenekler ve tarafsız
standartlar bulmaya yönlendirin.
Karşı tarafın saldırısı tipik olarak üç manevradan oluşur: Durum
üzerinde şiddetle ısrar etmek, fikirlerinize saldırmak, size saldırmak.
Karşı taraf durumunu ortaya koyduğu zaman ne reddedin ne de kabul edin.
Onu olası bir seçenek görün. Onun arkasındaki çıkarlara bakın,
yansıttığı ilkeleri araştırın ve onu geliştirme yolları düşünün.
Fikirlerinizi savunmayın; eleştiri ve tavsiyelere açık olun. Karşı
tarafın eleştirilerine karşı koymak yerine, kendi fikrinizde neyin
yanlış olduğunu kendilerine sorun.
Size yapılan bir saldırıya probleme yapılan bir saldırı havası verin. Saldırı esnasında arkanıza yaslanın ve rahat davranın.
Açıklama yapmak yerine soru sorun ve duraklayın. Sükut sizin en güçlü
silahınızdır. Karşı taraf makul olmayan bir öneride bulunursa yerinizde
öylece oturun ve hiç bir şey söylemeyin.
Karşı tarafın oyuna sokulması
Karşı tarafı oyuna sokmak için "Yanılıyorsam lütfen düzeltin","Bizim
için yaptıklarınızı takdir ediyoruz","İddialarımın doğru olup
olmadığını anlamak için size birkaç soru sorabilirmiyim?","Acaba
söylediklerinizi anlıyor muyum?" gibi cümleler kullanabilirsiniz.
8.BÖLÜM: KARŞI TARAF HİLEYE BAŞVURURSA NE YAPARSINIZ ?
(En katı tartışmacının ehlileştirilmesi )
Sizden yararlanmak ve sizi kullanmak için insanların kullanacakları pek
çok taktik ve hile vardır. Yalan ve psikolojik baskılardan başlayıp
çeşitli baskı tekniklerine kadar giden bu yöntemler, yasaya aykırılık,
ahlak dışı davranmak gibi hoş olmayan şeyler dahi olabilir. Bu tip
taktiklere hileli pazarlık denir. İnsanlar bunlara iki tip karşılık
verir. Birincisi, birlikte bindiğiniz botu sallamak hoş olmaz
düşüncesiyle karşılık vermeden ortamı yumuşatmak. İkincisi de aynı
şekilde karşılık vermektir. Bunlara karşı koymak için, tartışmanın
şekli hakkında ilke tartışmasına girmek gerekir.
Oyunun kurallarını nasıl tartışırsınız ?
Diğer tarafın hileli bir taktik kullandığı bir olayda, tartışma
oyununun kurallarını görüşmenin üç aşaması vardır. Taktiği teşhis edin,
konuyu açıkça ortaya koyun ve taktiğin meşruluk ve arzu edilme durumuna
bakın ve tartışın.
Size meşru olmayan bir taktik kullanıyor diye insanların kişiliklerine
saldırmayın. Dikkatinizi durumlar üzerinde değil çıkarlar üzerinde
toplayın. Ortak çıkarlar için seçenekler bulun. Objektif kriterler
kullanmakta ısrar edin.
Kasti aldatma
Tartışma hilelerinin belki de en yaygın şekli gerçeklerin, yetkilerin yahut niyetlerin yanlış tanıtılmasıdır.
Hileli tartışmaların en eski şekli bile bile yanlış açıklamalarda bulunmaktır. Gerçeklerin araştırılması bunun ilacıdır.
Karşı taraftakiler, hiç de öyle olmadığı halde kendilerini tam yetkili
olarak tanıtabilirler. Bu taktik onlara ikinci bir şans verme özelliği
taşır. Bir alışverişe girmeden önce karşı tarafın yetki sınırlarını
öğrenin.
Karşı tarafın anlaşmaya uymama olasılığının sezildiği hallerde, anlaşmaya bu durumu engelleyici ilaveler yapmak mümkündür.
Gerçeğin bir bölümünü söylemek aldatmak demek değildir.
Psikolojik savaş
Bu tür taktikler sizi rahatsız etmek için kullanılır. Öyle ki, siz
bilinçaltınızda, tartışmayı bir an önce bitirip gitme arzusu duyarsınız.
Tartışmanın yapılacağı çevrenin seçimini onlara bırakırsanız onları
rahatlatmış ve yumuşatmış olursunuz. Çevrenin fiziksel durumunu
sevmezseniz bunu hemen bildirin. Bu sayede gerilimi düşük tutmuş
olursunuz.
Karşı taraf sizi sözlü ve sözsüz rahatsız edebilir. Bu durumda
rakibinizin gözlerine bakın. Bakışlarını sizden kaçırmaya çalışacaktır.
Kandırma amaçlı psikolojik savaşın bir başka şekli de, iyi adam-kötü
adam oyunudur. Tartışmada bulunan karşı taraf kendi arasında kavga
sahneler ve sizin müdahalenizi beklerler.
Bir tartışmada kullanılan en kötü taktiklerden biri de tehditlerdir.
Siz tehdit ederken inandırıcı olun, karşı tarafın tehditlerini ise
önemsemeyin. Her an ilkeli davranın.
Durum üzerinde baskı taktiği
Bu tip pazarlık taktiği tek bir tarafın ödün vermesi için kullanılır.
Bunlar: Tartışmayı reddetmek yani görüşmeyi kesip başka bir zamana
havale etmek, görüşmeye aşırı taleplerle başlamak, talepleri devamlı
yükselterek bir dizi tavizler istemek, kilitleme taktiğini kullanıp tek
şart öne sürmek ve görüşmeleri kesmekle tehdit etmek, katı yürekli
görünmek, anlaşmayı geciktirmek, ister al ister alma taktikleri
bunlardan bazılarıdır.
Bir ilkeyi savunmak meşru olmayan bir taktikten kolaydır. Bir kurban olmayın.
SONUÇ
Üç nokta.
Bunu zaten biliyordunuz
Bu kitapta anlatılan meseleleri siz zaten biliyordunuz. Önemli olan bilgilerinizi organize etmekti.
Yaparken öğrenin
Bir beden eğitimi kitabını okumak size bedensel bir gelişme sağlamaz. Önemli olan bilgileri uygulamaktır.
"Kazanmak"
Biz ilke tartışmasını kullanışlı buluyor ve tavsiye ediyoruz. bu
yöntemi kullanmak alışkanlıkları değiştirmek ve duyguları değerlerden
ayırmak demek değildir. Kendinize zaman zaman şunu hatırlatın: Kazanmak
için uygun bir yol bulmalıyım ve hakkettiğimi elde etmek için daima
dürüst olmalıyım.
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır